Suç Ve Ceza
St. Petersburg’un karanlık sokaklarında, açlıkla, yoksullukla ve kendi düşünceleriyle boğuşan genç bir öğrenci yaşar: Raskolnikov.
Zekâsına, gururuna ve dünyaya bakışına güvenen bu genç adam, insanlığı ikiye ayıran bir fikir geliştirir: “Bazı insanlar, sıradan kuralları aşma hakkına sahip olabilir mi?”
Vicdanın, adaletin ve insan ruhunun sınırlarını sorgulayan bu roman, bir “suç”un yalnızca kanunlara karşı değil, insanın kendi vicdanına karşı da işlendiğini gösterir.
Raskolnikov’un içsel çatışması, suçun ağırlığı altında ezilen ruhunu yavaş yavaş ortaya çıkarır.
Suç ve Ceza, yalnızca bir polisiye ya da psikolojik roman değildir; insanın en derin korkularını, vicdanın sesini ve kurtuluş arayışını anlatan ölümsüz bir eserdir.
|