Budala
Uzun yıllar hastalık ve yalnızlıkla mücadele ettikten sonra, Prens Lev Nikolayeviç Mışkin yeniden Rusya’ya döner.
Saf, dürüst ve iyilik dolu kalbiyle herkesi şaşırtan bu genç adam, toplumun bencil, çıkarcı ve ikiyüzlü dünyasında adeta bir “yabancı” gibidir.
Ancak Mışkin’in içtenliği ve temizliği, çevresindeki insanların gizli arzularını ve tutkularını gün yüzüne çıkarır.
Onun varlığı, bir ayna gibi herkesin gerçek yüzünü yansıtır — ve bu yansıma, giderek trajik bir sona doğru sürüklenir.
Budala, iyi bir insanın yozlaşmış bir dünyada nasıl “delilikle” suçlandığını, saflığın bile tehlikeli olabileceğini anlatan sarsıcı bir başyapıttır.
Dostoyevski, bu romanında iyiliğin gücünü ve insan ruhunun karmaşık çelişkilerini benzersiz bir derinlikle işler.
|