Ölüm Sessiz Geldi
Sakin, huzurlu bir İngiliz kasabası…
Her şeyin sıradan göründüğü bu küçük yerde bir sabah, insanları birbirine düşürecek imzasız mektuplar ortalıkta dolaşmaya başlar.
Başta kimse bunları ciddiye almaz. Dedikodular, kıskançlıklar, küçük tartışmalar…
Ancak kısa süre sonra, bu mektuplardan biri ölümle sonuçlanan bir trajediye yol açar.
Kasaba halkı korkuya kapılır — çünkü kimse kimseye güvenemez hale gelir.
Kimin mektup yazdığını, kimin yalan söylediğini, kimin sakladığı bir şey olduğunu kimse bilemez.
Bu karanlık dedikodu zincirinin ortasında, sessiz ama dikkatli bir gözlemci vardır:
Miss Jane Marple.
Küçük bir kasabada yılların insana öğrettiği o ince sezgileriyle, insanların davranışlarındaki küçük çelişkileri fark eder.
Polisin göremediği detaylar, onun için büyük bir anlam taşır.
Gerçek, görünenden çok daha karmaşık ve duygusal bir hikâyenin içindedir.
Bir yalan, bir yanlış anlama, bir kin — ve sonunda adaletin sessiz ama güçlü bir sesi.
|